Ekin Yazın Dostları – Tiyatro

Ekin Yazın Dostları'nın Tiyatro Kaynağı

Che ve Ulrike (Bizim Tiyatro)

Posted by Aydın Ergil 20 Eylül 2013

https://mail-attachment.googleusercontent.com/attachment/u/0/?ui=2&ik=71211b4370&view=att&th=14137cec6143265f&attid=0.1&disp=inline&safe=1&zw&saduie=AG9B_P9puCYemmciV7jogUhXGBQ2&sadet=1379671646086&sads=4nuaQIyo1Gagt6LmAGNUXEb7R4k

Yazan-Yöneten Zafer Diper
Film Kurgu Can Kolukısa
Yönetmen Yardımcıları Ece Erişti, Ersin Uzun Memetcan Diper
Işık-Müzik Ersin Uzun
Müzik Düzenleme Hakan Ürman
Afiş Mert Çekici

Oyuncular:
Nazan Diper (Ulrike, Madre, Meyhanedeki Kadın)
Ece Erişti (1.Görevli, Chichina, Polis, Ensslin, Kız)
Zafer Diper (Che, Kriminal Daire, Yargıç)
Kaan Songün (2.Görevli, Fidel, Granado, Padre, Polis, Baader)

  Che ve Ulrike ne konuşuyorsunuz öyle?

Bir kütüphane düşünün, rafların bir bölümünde Che; kitaplar, belgeseller, filmler, fotoğraflar, müzikler ve üzerine yazılan çeşitli yazılar… Diğer yanda, aynı biçimde Ulrike… Ama bitmedi, bu ikilinin izinde sürülmesi zorunlu bir tarih var. Onlar da raflarda: 50’lerden 70’lerin sonlarına siyaset, kültür-sanat, dünya, Latin Amerika, Avrupa ve 68’ kuşağı üzerine onca yazılar, belgeseller, görseller… Bu yoğunlukta iki yıla yayılan bir çalışma sürecinde kotarılan oyundan, zor da olsa, bir kaç söz etmek gerekiyor yine de…

Sahnede bir oyuncu topluluğu, epik ve dramtik ögelerle birlikte, diyalektik bir oyun yapısı kurgusu diyebileceğimiz yöntemle, çeşitli karakterleri “oynayıp göstererek – gösterip oynayarak” şöyle diyorlar: “Biz burada birebir yaşam öyküleri anlatmıyoruz…”

4 Mart 1960 günü, Havana limanına yapılan sabotaj sonucu, yüze yakın insan ölür… Fidel, CIA’yi sabotaj yapmakla suçlar ve yeni bir savaş sloganı doğar: Ya Vatan ya Ölüm… Ertesi gün Fidel ve Che, cenaze kortejinin önünde, diğer devrimci liderlerle birlikte yürürler. Fidel, balkondan kalabalığa seslenir… Kübalı fotoğrafçı Alberto Korda da oradadır. Makineyi odakladığında Che’de gördüğü, öfkeli, geleceğe cesaretle bakan, benzersiz bir yüzdür.  İşte yakalar o pozu Çektiği bu fotoğraf dünyanın her yerine yayılır sonra… Tam bu noktada oyuncular, oynadıkları kişiliklerden çıkarak sahnedeki Görevlilere dönüşürler. 2.Görevli, Fidel rolünden sıyrılarak: “İşte, bu ünlü posterinizle tanıyor herkes sizi…” der. 1.Görevli de: “Herkes tanıyor yüzünüzü de…” diye girer araya ve sorar Che’ye, “ama düşüncelerinizi, Yeni İnsan kavramınızı biliyorlar mı acaba?..” Oyun bu benzeri uygulamalarla sürer… Can Kolukısa’nın kurguladığı belgesel, Ulrike’nin beyaz hücresinde sonlanır… İki ana karakterin özgeçmişlerinden yararlanılan o geniş yelpazede kimi adlar ve olgular da yer almaktadır; Fidel, Küba Devrimi, 68’kuşağı, RAF bunlardan bazılarıdır… Oyunun önemli bir sorusu, bu ikilinin dünyaya yeniden gelişinin-ya da daha doğru bir deyişle oyuncular tarafından yeniden getirilişinin amacına yöneliktir. Genç Kız bunu sorar Che ve Ulrike’ye, “bu dünyaya neden geldiniz yine, bir mesaj vermek için mi?”  Ulrike:“Gel de söyleyelim, ama kulağına fısıldayacağız…”  Kız:“Neden?..”  Che:“Herkes duysun istemiyoruz…”  Kız gelir, uzatır kulağını fısıltılara…

Zafer Diper

Kadıköy Barış Manço KM (0216) 418 95 49 / 28 Aralık C.tesi 20.30 ve 03 Ocak Cuma 20.30

bizimtiyatro@gmail.com / bilgi@bizimtiyatro.net /  www.bizimtiyatro.net / (0543)765 71 15

Reklamlar

Bir Yanıt to “Che ve Ulrike (Bizim Tiyatro)”

  1. Aydın Ergil said

    Dünya devrim tarihinin iki dev ismi sahnede buluşmuş: Che Guevara ve Ulrike Meinhof. Biri 1967’de 39 yaşında 68 olaylarını göremeden öldürülmüş, diğeri 68 olaylarında en önde, 1976’da 42 yaşında hücresinde ölü bulunmuş. İkisinin de yaşamlarından kesitler veriliyor. Bir de belgesel hazırlanmış, oyunun tam ortasında o izleniyor. Zafer Diper her iki devrimciyi de anmak için bu oyunu yazmış, yönetmiş. Genç oyuncular oyunun epik bölümlerinde tv sunucusu gibi davranıyorlar, o bölümler dışında başarılılar, Nazan Diper için de aynı sözü söylemeliyim. Asıl önerim şu: 39 yaşında öldürülen Che’yi Kaan Songün’ün, değerli sanatçı Zafer Diper’den daha iyi canlandıracağı kanısındayım. Burada roller değiştirilip de Zafer Diper Castro’yo, Songün de Che’yi oynasaydı oyun daha etkileyici olabilirdi. Arada gösterilen belgeselin de biraz daha profesyonelce hazırlanması daha iyi olabilirdi. Ben bu belgeselin, yapım amacına ulaştığından emin değilim. En azından bana fazla bir şey vermedi. Herşeye karşın bu iki önemli kişiliği sahneye taşıdığı için Zafer Diper’i kutluyorum.

Sorry, the comment form is closed at this time.