Ekin Yazın Dostları – Tiyatro

Ekin Yazın Dostları'nın Tiyatro Kaynağı

Kızılırmak (Devlet Tiyatrosu)

Posted by Aydın Ergil 30 Eylül 2013

Kızılırmak_resizeYazan : TUNCER CÜCENOĞLU
Yöneten : GALİP ERDAL
DEKOR TASARIMI: IŞIN MUMCU
GİYSİ TASARIMI: MEDİNE YAVUZ
IŞIK TASARIMI: AKIN YILMAZ
DANS DÜZENİ: ALPARSLAN KARADUMAN
MÜZİK: ORHAN ŞALLIEL
YÖNETMEN YARDIMCILARI: HAKAN ŞAHİN, AYLA BAKİ

SAHNE AMİRİ: MESUT DALAZ
KONDÜVİT: HASRET COŞKUNER
IŞIK KUMANDA: BURAK GÜLÇEBİ

OYUNCULAR:

MACİT SONKAN, HAKAN GÜNERİ, HAKAN ŞAHİN, ENVER NECMETTİN AMAÇ, ALAYÇA ÖZTÜRK, BESTEMSU ÖZDEMİR, HAKAN DÜLGER, SERDAR AKÜLKER, EZGİ BEKTAŞ

KORO:

YAĞMUR DAMCIOĞLU, DENİZ ÇAKIR, ZEYNEP ANACAN, MERVE YALÇIN, EZGİ BEKTAŞ, TUĞÇE AYAR, BESTEMSU ÖZDEMİR, ZÜMRE ERTÜRK, ÇİĞDEM AYGÜN, GAMZE ÇELİK, İLAYDA BAŞARAN, TUĞÇE AKSUM, GİZEM AKKUŞ, BELİZ SÖZER, K.SEMİH VAROL, UTKU NAİM AYTEKİN, KEREM TANIK, SERDAR AYDIN, ARAS AYDIN, ARİF DİREN, EMRE AKARSU, ATİLLA TEFİK, SELİM İŞCAN, HAKAN ÇAKIR, GÖKHAN EROĞLU, RAİF DOĞRULU, CEYHUN TURGUT, METİN AVCI

Hüseyin Ağa’nın genç ve güzel karısı Zehra, aklını sürünün çobanı olan Selim’e takmıştır. Ağanın kızı Hatice ise Selim’in tek aşkı ve gözünün tek gördüğüdür. Aynı şekilde Hatice de Selim’e aşıktır. Hüseyin Ağa’nın borçlarını erteleyen Ali Ağa, oğlu Mehmet’le birlikte yemeğe gelir. Amacı Hatice’yi oğlu Mehmet’e istemektir. Ağalık adına Selim’e hayır diyemeyen Hüseyin, tüm sürüye bir gün boyunca tuz yedirdikten sonra Kızılırmak üzerinden su içirmeden geçirme hünerini, kızıyla evlenmesi için Selim’ şart koşar. Bu gerçekleşmesi imkânsız görünen istek, Selim’in ve Hatice’nin, aynı zamanda aşkın kaderine koyulmuş bir şerhtir. Gerçekleşmesi ise Selim’in hünerine kalmıştır. Ancak iş, bu isteğin gerçekleşmesiyle elbette ki bitmeyecektir.

Oyunun broşürdeki künyesi:

Kızılırmak-künye_resize

Reklamlar

3 Yanıt to “Kızılırmak (Devlet Tiyatrosu)”

  1. Levent İçkin said

    Bu oyunu seyrettiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Herşey çok güzel. Tüm oyuncular mükemmel. Çoban köpekleri de, koyunlar da. Ezgi Bektaş BÜYÜLEDİN

  2. Nereden başlamalı bilmiyorum. Lütfü Akad’ın yönetmenliğini yaptığı ve Yılmaz Güney’in başrolde oynadığı “Kızılırmak Karakoyun” (1967) filmini herhalde 1968’de izlemiş olmalıyım. Bu film bence en iyi 10 Türk Filmi arasında yer alır. Filimde ve Cücenoğlu’nun 2000’de yazdığı oyunda kullanılan öykü, Kızılırmak – Karakoyun adlı halk masalına dayanır. Bu masal oyunun künyesinde kısaca yer alıyor, yinelemeyeceğim. Öykünün sonunu anlatmayacağım burada, ama Hüseyin ağa hem gelenekleri, kuralları çiğnemiyor, hem de Mehmet’e amacına ulaşmasının yolunu gösteriyor. Bir yandan onurunu koruyor (iyi), öte yandan bir suça önayak (kötü) oluyor. Koyunların başkaldırısı ise oyunun belki de toplumun özünde yatıyor.

    Birkaç yıl önce Ankara’da Cücenoğlu’nın Ayşe Emel Mesci’nin yönetmenliğini yaptığı Çığ adlı oyununu izlemiştim. Bence Kızılırmak aynı yaklaşımla sahneye konmuş. Oyuncuların tümü oyuna sahip çıkmış. Hepsinin mimik ve hareketleri disiplinli, bir küçük yanlış bile oyunun tamamının ciddiyetini bozabilirdi. Karakoyun’un (Ezgi Bektaş) eğitimli sesi ve oyunculuğu tüm izleyicileri büyüledi.

    Sahne tasarımı yeterli ama oyunun önüne çıkmamış, aksi halde o kalabalık kadro nereye sığardı ki. Işık tasarımı oldukça başarılı, hele oyunun sonundaki Kızılırmak sahnesi gerçekten en başarılı olduğu bölüm. Ama sahne tabanının gözükmediği sahnelerde bu ayrıntı gözden kaçabilir. Ziyafet için kesilen her kuzu için sahnenin kıpkırmızı olması da yürekleri sızlatıyor.

    Oyun başlarken olan kuzuların 10 dakika süren oradan oraya koşuşları belki biraz daha kısaltılabilir. Oyuna özgünlük kazandıran öğelerden biri de oyunda söylenen türkülerin sözleri. Bir halk masalından hareketle bir toplumun uyanışını simgelemek işte böyle olur. Bestelerin tümünün başarılı olduğu kanısındayım. Filmin müziğinde Orhan Gencebay imzası vardı, bu kez imza Orhan Şallıel’e ait. Bu arada orkestrayı da yürekten kutluyorum. Ya koreografi, oyun baştan sona başarıyla işlenmiş. Koyunların, Karakoyun’un, bekçi köpeklerinin, tekelerin hareket düzeni bu başarının yapıtaşları. Giysiler de son derece başarılı.

    Oyun tek perde 90 dakika. Ekim broşüründe yanlışlıkla 2 perde olarak yazılmış. Ben yazar Tuncer Cücenoğlu ile görüştüm, oyun metninden çıkarılan ya da eklenen bir bölüm yok.

    Özetle Galip Erdal bu başarıda en başta kutlanması gereken kişi. Bu oyunu kaçırmayın.

  3. SERAY ANIL said

    Kızılırmak oyununun broşüründe oyunun 2 perde olduğu yazıyor, tanıtım metninin son cümlesi ise şu şekilde: “Ancak iş, bu isteğin gerçekleşmesiyle elbette ki bitmeyecektir.” Uygulamada ise oyun 1 perde sürdü ve broşürdeki tanıtım metninin son cümlesinin uyandırdığı beklenti gerçekleşmedi. Ara verildiğini sandığım anda oyuncular selam verdiler ve oyun yarattığı bitmemişlik hissiyle birlikte bitti.. Bununla birlikte, metnin koyun-çoban ilişkisi üzerinden oyun boyunca ilettiği mesajlar oldukça nitelikli ve önemliydi. Müziklerin tamamı çok iyiydi, şarkı sözlerinin ise hepsini beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Işık tasarımını da beğendim. Dekor göz doldurmuyordu. Koro ve koronun değişken kullanımı ise oyunun en güzel yanlarından biriydi.

Sorry, the comment form is closed at this time.