Ekin Yazın Dostları – Tiyatro

Ekin Yazın Dostları'nın Tiyatro Kaynağı

Mezarsız Ölüler (Gri Sahne)

Posted by Aydın Ergil 28 Ekim 2013

MezarsizOluler_Logo

Yazan : Jean Paul Sartre
Çeviri : Adalet Ağaoğlu
Yöneten : Ümit Doğan
Yönetmen Yardımcısı : Sevda Ertaş
Dekor Tasarımı : Ümit Doğan
Dekor Uygulama : Haluk Yüz
Kostüm Tasarımı : GRİ Ekibi
Işık Kontrol : Sevda Ertaş
Fotoğraflar : Ozan Eicher

Oyuncular:

Berna Küçülmez (François ve Clochet), Can Özden (Sorbier ve Pellerin), Mehmet Zeki Giritli (Canoris ve Corbier), Özgür Şahin (Henri ve Milis 2) , Seda Yüz (Lucie ve Milis 1), Ümit Doğan (Jean ve Landrieu)

GRİ bu sezon iki yeni oyunla seyirci karşısına çıkıyor. Oyunlardan ilki Jean Paul Sartre’ın 1946 yılında yazdığı Mezarsız Ölüler. Oyunda savaşın yıkıcı atmosferinde insanın varolma mücadelesi Sartre’ın varoluşçuluk felsefesi ekseninde anlatılıyor.

Yaşamın temel çelişkisi varlık ve hiçlik. Asıl soru şu; nasıl var oluruz? Salt nefes alarak mı?  Mezarsız Ölüler işte bu meseleye yanıt arıyor. Çok yönlü karakterler ve sürükleyici bir hikayeyle Sartre, özgür iradeyi ölümcül savaş ortamında teste tabi tutuyor. Ne kadar özgürsün?

Oyun 1944’de Fransa’daki bir grup dirençinin bir köyü ele geçirmeye çalışırken Petain yanlısı milisler tarafından ele geçirilerek sorgulanmalarını konu ediyor. Direnişçiler milisler tarafından teker teker sorgulanıyor ve işkenceden geçiriliyor. Sorgulanan direnişçiler kendi varoluşlarına dair anlam yükledikleri tüm toplumsal değerleri sorgularken kendi bireysel seçimlerinin onları özgürlüğe taşıyabileceği meselesiyle yüzleşiyorlar. Oyunda savaşın yıkıcı atmosferinde insanın varolma mücadelesi Sartre’ın varoluşçuluk felsefesi ekseninde anlatılıyor.

Süre: İki perde, 120 dk.

Reklamlar

Bir Yanıt to “Mezarsız Ölüler (Gri Sahne)”

  1. Gençlerin kurduğu yeni tiyatrolar ne zaman zor bir işe girişiyorlar, o zaman onlara büyük umutlar bağlıyorum. Jean Paul Sartre’ın Mezarsız Ölüler’i de bu zor oyunlardan biri. Eğer yazarın kurguladığı sahneler tam da onun istediği gibi verilmezse oyun amacaına ulaşamaz. Gri Sahne bence oyunun kurgusuna özen göstermiş, sahneler peşpeşe uyum içinde oynanıyor. Bazı oyuncular diğerlerinden daha başarılı. Bu ayırımı şunlara göre yapıyorum: Hareket, yüz ifadesi (mimik) ve en önemlisi diksiyon. Eğer ben oyuncunun ağzından çıkan her sözcüğü salonun her koltuğundan duyamıyorsam (yazar böyle bir durumu asla istemez) ya da anlayamıyorsam o zaman o oyuncuya başarılı diyemiyorum. Gri Sahne’de de daha fazla başarılarını gözlediğim iki oyuncu Seda Yüz (Lucie ve Milis 1) ve Mehmet Zeki Giritli (Canoris ve Corbier). Sahne ve giysi tasarımında bazı ayrıntıların gözden geçirilmesinde yarar olabilir. Oyuncuların tümü birçok rolde oynuyorlar, bu rol değişikliği sırasında giysiler de değişiyor. Bazılarında bu değişikliği tam gözleyemedik. Varlık, Hiçlik, Yaşamın Amacı, Varoluşçuluk gibi konulara ilgi duyan felsefe meraklıları bu oyunu kaçırmasın.

Sorry, the comment form is closed at this time.