Ekin Yazın Dostları – Tiyatro

Ekin Yazın Dostları'nın Tiyatro Kaynağı

Kösem Sultan (Şehir Tiyatroları)

Posted by Aydın Ergil 12 Kasım 2013

Kösem Sultan

Yazan : TURAN OFLAZOĞLU
Yöneten : ENGİN ULUDAĞ
Sahne Tasarımı : RIFKI DEMİRELLİ
Kostüm Tasarımı : NİHAL KAPLANGI
Efekt : ERSİN AŞAR
Yönetmen Yardımcısı : GÜNEŞ HAN
OYUNCULAR
BERK SAMUR, BURAK DAVUTOĞLU, CANER BİLGİNER, CANER ÇANDARLI, ÇAĞIM DEFNE GÜRMEN ÜSTÜN, DOĞAN ŞİRİN, ENES MAZAK, ERGÜN IŞILDAR, ERHAN ÖZÇELIK, GÖKSEL ARSLAN, GÜNEŞ HAN, KAYRA ERKMENKUL, KUTAY KIRŞEHİRLİOĞLU, MEHMET BULDUK, METİN ÇOBAN, MEVLÜT DEMİRYAY, MURAT DERYA KILIÇ, MÜGE ÇİÇEK TÜRKOĞLU, MÜNIR KUTLUĞ , OZAN GÖZEL, ÖMER BARIŞ BAKOVA, ÖZGÜR EFE ÖZYEŞİLPINAR, SELÇUK YÜKSEL, SERDAR ORÇİN, ŞEBNEM KÖSTEM, TOLGA YETER, YALÇIN AVŞAR, ZEYNEP ÖZYAĞCILAR
KONUSU
Turan Oflazoğlu’nun iktidar üçlemesinin (“IV. Murat”, “Deli İbrahim”, “Kösem Sultan”) son oyunu. Sultan İbrahim’i öldürttükten sonra torunu Sultan Mehmet’i tahta oturtan Kösem Sultan’ın iktidar tutkusu bütün insanî değerleri hiçe sayacak derecededir. Kendi çıkarı uğruna halkın ve devletin bekaasını hiçe saymıştır. Gelini Turhan Sultan’la çatışarak iktidar hırsıyla ölüme koşan Kösem Sultan’ın tragedyası, tarihimizin önemli bir kesitini yansıtıyor.
Reklamlar

Bir Yanıt to “Kösem Sultan (Şehir Tiyatroları)”

  1. İki yıl önce izlediğim Hedda Gabler oyunu için aynen şnları yazmışım: “Güçlü olmak insanı nereye götürür? Ibsen’in bu önemli oyununda, önceki oyunlarında da başarılarını izlediğimiz Şebnem Köstem bu soruyu irdeletiyor izleyiciye. Evet ortada çevresini yönettiğini düşünen ve bunda hep başarılı olmuş bir kadın, çevresi yönetimi dışına çıktığında ne yapar? İşte bu güçlü kadını Şebnem Köstem başarıyla canlandırıyor.” Bu yazdıklarım Kösem Sultan’da da aynı başarı çizgisini sürdüren Şebnem Köstem için aynen geçerli. Kösem Sultan, Engin Uludağ’ın imzasını taşıyor. Oyunda, Kösem Sultan’ın, erkini sürdürmek için, her ne pahasına olursa olsun düzenlediği entrikalar anlatılıyor. Oyunun sonunu tabii ki yazmayacağım. Oyunda irili ufaklı birçok rol var. Bence herkes görevini yapıyor. Bazı oyuncuların arka sıralardan duyulmadıklarını sanıyorum. Yönetmene önerim herhangi bir gün en arka sıraya oturup hangi oyuncuların ne zaman duyulmadıklarını not alması. Ben bu kısık sesle konuşmalara “dizi oyunculuğu sendromu” diyorum. Sahnede söylenenleri duymayan izleyicilerin uyumasına kızmamak gerekir herhalde. Oyunda epik özellikler de var, arkadan davulla girişler, bana biraz da Lysistrata’yı anımsattı. Ayrıca oyunda günümüz toplumlarına da göndermeler var. Sahne tasarımı bazı açılardan (örneğin Deli İbrahim düşü) açısından başarılı, ancak yukardan sarkıtılan tabloların eşleşmesinde sorunlar oldu (belki de ben öyle olduğunu düşündüm). Böylesine bir tarihsel konuyu işleyen bir oyunun sahne tasarımı elbette kolay değil. Oyunda giysi, efekt ve ışık tasarımlarının da başarılarının altını çizmeliyim.

Sorry, the comment form is closed at this time.