Ekin Yazın Dostları – Tiyatro

Ekin Yazın Dostları'nın Tiyatro Kaynağı

İki Oyun Bir Ülke (Tiyatro Pera)

Posted by Aydın Ergil 19 Kasım 2013

2013103118312420_b

İki Oyun Bir Ülke

-HESAP BENDEN  -CUMHURİYET İSTASYONU

Yazan-Yöneten: Nesrin KAZANKAYA
Dramaturgi: Şafak ERUYAR
Dekor: Hazal GÜNAL
Kostüm: Nilüfer MOAYERİ
Yön. Yardımcısı-Işık: Zeynep ÖZDEN

Oynayanlar:

Can BAŞAK, Can KOLUKISA, Nesrin KAZANKAYA, Can YILMAZ,  Emre ÇAKMAN, Kayhan TEKER, Bahar KARAOĞLU

“İki Oyun Bir Ülke: Hesap Benden –  Cumhuriyet İstasyonu” birbirinden bağımsız, tek perdelik iki oyundan oluşmaktadır. İki farklı oyunda ortak olan tek olgu, olayların aynı ülkede geçiyor olmasıdır. Gerçek olaylardan, karanlık hayallere uzanan bu iki oyunla,  totoliter sistem eleştirel sorgulanır.

HESAP BENDEN

 

Oyun, 2000’li yıllar Türkiye’sinde, hapishaneden yeni çıkmış ünlü bir edebiyatçının, ailesi ve yakınlarıyla bir araya geldiği bir gecede geçer.

Uyuşturucu bağımlılığından yeni kurtulmuş Devrim, mutsuz annesi Mine ile birlikte yaşamaktadır. Arkadaşı Sermet ile birlikte; yıllar sonra göreceği, ünlü bir yazar olan babası için, evde bir karşılama partisi hazırlar.

Kendisi gibi yazar olan arkadaşı Oktay, yayınevi sahibi Kadir ve üniversite öğrencisi Serra ile birlikte eve gelen Metin, yıllar sonra, eski karısıyla ve sürgün ve hapisliği yüzünden büyümesine tanık olamadığı oğluyla buluşur.

Özlem, sevgi ve hoşgörüyle başlayan gece, ilerledikçe, tuhaf bir hesaplaşmaya dönüşür. Yaşananların ağır ve acı izleri, mutsuzluklar, bireysel çatışmalara yol açar.

Kaybedilmiş yılların, kimden ve nereden sorulacağı bilinmeyen “hesabı”; özel yaşamların, dostlukların, siyasi ve mesleki varoluşların acımasızca sorgulandığı bir öfkeye dönüşür. Darbeler ve baskı yönetimleriyle, bireylerin nasıl savrulduğuna, kayıp figürlere dönüştüğüne, geceden sabaha tanık olunur. Bu büyük hesaplaşma, belki de hepsi için yeni bir yaşamın başlangıcı olacaktır.

 

CUMHURİYET İSTASYONU

Oyun soyut bir oyundur; totaliter bir sistemin, küçük bir istasyonda, küçük bir model olarak simgelendiği, bir distopyadır.

Oyun, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulmuş eski ve köhne bir tren istasyonunda geçer.

Bir anne, bir genç kız, bir öğrenci ve bir gazeteci, değişik yerlere gitmek için istasyona gelirler. Ancak trenlerin ne zaman geleceği belli değildir. İstasyon şefi, yardımcısı ve denetçi, yolculara bilgi vermemekte; sabırlı olmalarını önermektedir. İstasyonun tuhaf kuralları, giderek artan belirsizlikler, şiddet içeren baskılar, yer yer kara komediye dönüşen olaylara neden olur.

Uzun bekleyiş sırasında, herkesin kimlikleri, özlemleri, yaşamdan beklentileri, ortaya çıkar. Bir belirsizlik ve hedefsizlik içinde geçen, kırık yaşamların yeni umutlar aradığı diyaloglardır bunlar. Zaman zaman istasyon görevlileriyle çatışırlar.

İstasyonda yaşananlardan sonra, artık hiç kimse yalnızca yolcu değildir ve yaşam hiç biri için  eskisi gibi olmayacaktır.

Reklamlar

Bir Yanıt to “İki Oyun Bir Ülke (Tiyatro Pera)”

  1. Her iki oyunda da aynı oyuncu kadrosu yer alıyor, rol ağırlıkları da koşut. İlk oyun biraz daha kişisel sorunlar üzerine kurulmuş, ikincisi ise son yıllarda yaşananlara benziyor. İkinci oyun 2012’de yazılmış ama sanki dün yazılmış gibi. Ben yakın tarihimiz üzerine yazılmış oyunlarda benimsenen (yaslanılan) düşünsel (ideolojik) konuma dikkat ediyorum. Bazı oyunlarda “aykırı” bir tutum sergilendiğini gördüm, oralarda cumhuriyet hedef tahtasındaydı, oysa Nesrin Kazankaya’nın oyununda dilediğini duyup dilediğini duymayan yaşlı İstasyon Şefi bazı devlet kurumlarını simgelerken, baskıyı uygulayan denetçi ise kaba kuvvet kullanan devleti yansıtıyordu. Fatura cumhuriyete değil baskıyı kuran kurumlara kesiliyor, dolayısıyla Kazankaya ucuz siyaset tuzağına düşmemiş. Her iki oyunun da sahne tasarımları oyunlara uygundu, ışık tasarımında ise izleyiciyi rahatsız etmesi hedeflenen spotların kuvvetli ışıkları bence amacını aşmış. İzleyici rahatsız olduğunda ortaya ne çıkar? Arkadaşlarına ondan rahatsız olduğunu söyler ve oyuna gitmemelerini salık verir. Amaç ne peki? Oyuncu olarak Can Başak ve Nesrin Kazankaya her zamanki başarı çizgilerini sürdürüyorlar. Tiyatro Pera’nın altyapısından gelen Emre Çakman’ın her iki oyunda da başarıyla oynaması ayrıca dikkatleri çekiyor. Birinci oyunda Beckett ile Brecht’i karıştıran seçici kurul üyelerine gönderme ise tiyatro ile yakından uzaktan ilgisi olmayan kişileri seçici kurullarına alan, hepimizin bildiği ödül yönetimleriyle ilgiliymiş. Her oyunlarında söylediğim gibi, Tiyatro Pera’nın bu oyunlarını da izlemelisiniz mutlaka.

Sorry, the comment form is closed at this time.