Ekin Yazın Dostları – Tiyatro

Ekin Yazın Dostları'nın Tiyatro Kaynağı

Oniki Öfkeli Adam (İBB Şehir Tiyatroları)

Posted by SERAY ANIL SAĞLAM 02 Ekim 2014

Yazan : REGİNALD ROSE
Çeviren : CEMAL BERK
Yöneten : ARİF AKKAYA
Dramaturgi : HATİCE YURTDURU
Sahne Tasarımı : AYHAN DOĞAN
Işık Tasarımı : ÖZCAN ÇELİK
Kostüm Tasarımı : NİHAL KAPLANGI
OYUNCULAR
AHMET ÖZASLAN, ALİ GÖKMEN ALTUĞ, BURTEÇIN ZOGA, ENES MAZAK, EZGİ SÜMER YOLCU, GÜN KOPER, KUTAY KIRŞEHİRLİOĞLU, MEHMET AVDAN, METİN ÇOBAN, RAHMİ ELHAN, SERDAR ORÇİN, YALÇIN AVŞAR, YILMAZ MEYDANERİ
KONUSU
Şüphelinin suçlu olduğunun genel kabul görüldüğü jüride, bir üye bu karara karşı çıkarsa ne olur? 12 jüri üyesi üzerinden adalet kavramını sorgulayan oyun tiyatro seyircisi ile buluşuyor.
Reklamlar

2 Yanıt to “Oniki Öfkeli Adam (İBB Şehir Tiyatroları)”

  1. Sydney Lumet’nin “Oniki Öfkeli Adam” filmini (1957) birkaç yıl önce izlemiş ve Felsefe öbeğimizde tartışmıştık. Yalnızca tartışmalardan oluşan filmi çok beğenmiş, ondan çok etkilenmiştik. İnsanlar, dışlanmak korkusuyla, toplumda benimsenen yargıları doğruluğunu irdelemeden kabulleniyorlar, onları savunuyorlar. İki yıl önce izlediğim Ekip Tiyatrosu’nun “Parti” oyunu da bu konuyu işliyordu, gerçek olup olmadığı bir türlü anlaşılamayan olayları gerçekmiş gibi herkes doğruluyordu, oysa onların gerçekliğiyle ilgili tek bir kanıt bile yoktu. Oyunda biri başta ve sonda gözüken güvenlik görevlisi, onikisi de karar kurulu (jüri) olmak üzere onüç oyuncu var. Karar kurulu oyun boyunca sahnede, bazıları daha fazla ön planda, onlara daha fazla iş düşmüş. Oyuncuların tek tek değerlendirmesini yapmak fazlaa bir ankam taşımıyor, çünkü arka planda kalması gereken bir oyuncuyu “çok arka planda kalmış” diye eleştirirsek herkese haksızlık etmiş oluruz. Ben konunun yönetmen Arif Akkaya tarafından başarıyla işlenmiş olduğunu düşünüyorum. Sahne tasarımı (Aydın Doğan) pek anlamlı olmuş, yerküre (çevremiz) karar odasının sütunlarını kendine uydurarak yamutlmuş (deforme etmiş), oyunun konusu da bu zaten. Giysilerin tümü siyah, ama ayrı türden. Filimle oyun arasındaki farklardan biri, sanığın zenci olmasının birinde (filimde) başta gösterilmesi, oyunda ise dolaylı yoldan dile getirilmesi. Halbuki sanık zenci olmasaydı belki de oyunun başında onbir oy suçluluğu doğrultusunda olmayabilirdi. Görsel araçları iyi kullandığını bildiğimiz Arif Akkaya bulutlar için kullandığı arka planda bunu da gösterebilirdi. Sonuçta oyunu beğendim.

    Diğer yorumlarda hep yeni simge ve 100. yıl şarkısı eleştiriliyor, bu eleştirilere katılmıyorum. Şu sıralarda ne anlam içerdiğinin anlaşılmadığı söylenen simge, yıllarca Şehir Tiyatrosu’nun afişlerinde yer almıştı. Şehir Tiyatrosu’nun 100. yıl simgesinde bunun yer almasından daha doğal ne olabilir?

    Bu afişleri şurada görebilirsiniz:
    http://tiyatromuzesi.org/drupal/g_afisler

  2. Melis Gülersoy said

    Amerika’da Mc Carthy döneminin son demlerini anlatan bir oyun aslında.İdam cezası istenen genç cocoğun katil olup olmadığı hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Ama teması “ doğru savunulan bir düşünce ya da olay, en inanmayan kişi ve kesimleri bile kendine inandırır “ olan oyunda bu tema ne yazık ki ortaya çıkmıyor.Sinema olarak ne kadar elverişli bir konu olsa da tiyatro da aynı etkiyi yapamıyor nedense, bunda biraz da yönetmenin konuda ki alt metni ortaya çıkaramaması etkili oluyor, oldukça durağan ve yavaş ilerleyen bir oyun,böyle olunca da oyuncuların çabalarına kalıyor her şey,orda da durum pek iç açıcı değil maalesef, Ahmet Özarslan, Metin Çoban ve Yalçın Avşar dışında oyunun içselliğini yansıtan oyuncular görmek zor. Yönetmenin konuyla bizim toplumumuz ve adalet kurgumuz arasında bir köprü kuramayışı da sanki bir eksiklik olmuş. Şehir tiyatroları için parlak bir iş olmadığı ortada, yine de emeği geçenlere teşekkür ederiz, söylemeden geçemiyeceğim, bu yeni afiş düzeni nasıl bir şeydir ve anlatır bizi aydınlatırlarsa seviniriz,bir de 100.yıl müziği akılda kalıcı hiçbir teması yok.

Sorry, the comment form is closed at this time.